Alaçatı

İki yanında uzanan cumbalı taş evleriyle Arnavut kaldırımı sokaklarının arasında yürürken Alaçatı’ya her gelenin neden bu kadar tutkuyla bağlandığını anlamak zor değil... İzmir'in 72 kilometre batısında yer alan Alaçatı, köklü geçmişi ve her bir taşın altında yatan yüzlerce hikayesi ile bir kez ziyaret edenleri bir ömür boyu büyüsü altına alan küçük bir yerleşim merkezi.

Antik zamanlarda ismi Agrilia olan Alaçatı, tarih boyunca pek çok değişime uğrayarak bugünkü haline kavuşmuş. Osmanlı zamanında burada yaşayan Alacaatlı aşiretinden “Alacaatlı” olarak adını alan kasaba, 19. yüzyıl sonlarında Rumlar tarafından Alatzata olarak adlandırılmış. Bazı kaynaklar bu ismin, Alaçatı’nın etrafındaki tuz göllerinden aldığı ilhamla Yunancada “tuz” anlamına gelen “alas” kelimesinden türetildiğini söyler.

Alaçatı, göz alıcı taş evlerin, dar sokakları boyunca sıraya dizilmiş samimi kafelerin ve şirin dükkanların yanı sıra; dünyanın en güzel şaraplarına ev sahipliği yapan üzüm bağları, kokusuyla mest eden lavanta tarlaları ve hem yel değirmenleri hem de dünyanın dört bir yanından gelen sörfçüleri yıl boyu zarif bir dans tutturan rüzgarlarıyla herkese kendi masalını yaşatan bir cennet...